gerçek güzellik nerededir

Gerçek Güzellik Nerededir?


Gerçek güzellik nerededir?

Bir düsünün bakalim. Ilk önce soralim kendimize sonra bir daha düsünelim.

Güzelligin kiymetin bilenler kaçirmasin!

Gerçek Sevgi
Bebegimi görebilir miyim" dedi yeni anne. Kucagina yumusak bir bohça
verildi. Mutlu anne, bebeginin minik yüzünü görmek için kundagi açti
ve saskinliktan adeta nutku tutuldu. anne ile bebegini seyreden doktor
hizla arkasini döndü ve camdan bakmaya basladi. bebegin kulaklari
yoktu.

Muayenelerde, bebegin duyma yetisinin etkilenmedigi, sadece görünüsü
bozan bir kulak yoksunlugu oldugu anlasildi. Aradan yillar geçti,
çocuk büyüdü ve okula basladi. bir gün okul dönüsü eve kosarak geldi
ve kendisini annesinin kollarina atti. Hiçkiriyordu. Bu onun yasadigi
ilk büyük hayal kirikligiydi, aglayarak "büyük bir çocuk bana ucube
dedi." Küçük çocuk bu kadersizligiyle büyüdü. Arkadaslari tarafindan
seviliyordu ve oldukça da basarili bir ögrenciydi. Sinif baskani bile
olabilirdi, eger insanlarin arasina karismis olsaydi. Annesi, her
zaman ona "genç insanlarin arasina karismalisin" diyordu, ancak ayni
zamanda yüreginde derin bir acima ve sefkat hissediyordu. delikanlinin
babasi, aile doktoru ile oglunun sorunu hakkinda görüstü. "Hiçbir sey
yapilamaz mi?" diye sordu. Doktor "eger bir çift kulak bulunabilirse,
organ nakli yapilabilir" dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarini
feda edecek birisi aranmaya baslandi. Iki yil geçti bir gün babasi
"hastaneye gidiyorsun oglum, annen ve ben, sana kulaklarini verecek
birini bulduk ancak unutma bu bir sir" dedi.

Operasyon çok basarili geçti ve adeta yeni bir insan yaratildi. Yeni
görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatinda
büyük basarilar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yillar
geçmisti, bir gün babasina gidip sordu: "bilmek zorundayim, bana bu
kadar iyilik yapan kisi kim? Ben o insan için hiçbir sey yapamadim."
"Bir sey yapabilecegini sanmiyorum" dedi babasi, "Fakat anlasma kesin,
su anda ögrenemezsin, henüz degil." Bu derin sir yillar boyunca
gizlendi. Ancak bir gün açiga çikma zamani geldi. Hayatinin en
karanlik günlerinden birinde, annesinin cenazesi basinda babasiyla
birlikte bekliyordu. Babasi yavasça annesinin basina elini uzatti;
kizil kahverengi saçlarini eliyle geriye dogru itti; annesinin
kulaklari yoktu. "Annen hiçbir zaman saçini kestirmek zorunda
kalmadigi için çok mutlu oldu" diye fisildadi babasi "ve hiç kimse,
annenin daha az güzel oldugunu düsünmedi degil mi?"

Gerçek güzellik fiziksel görünüse bagli degildir, ancak kalptedir.

Gerçek mutluluk, gördügün seyde degil, asil görünmeyen yerdedir.

Gerçek sevgi, yapildigi bilinen seyde degil, yapildigi halde bilinmeyen
seydedir



derleme: www.basariyolu.com

Yorum (6) Yorum yaz!

NAMAZIN EDEBİ

Namazın Edebî

Hz. Peygamberin bir veya iki kere yaptığı ve devam etmediği şeye edep, mendup veya müstehap denir. Rüku ve secdede tespihlerin üçten fazla yapılması, sünnet olan okuyuştan fazla kıraatte bulunulması gibi. Edepler sünnetleri tamamlamak için meşru kılınmıştır. Hanefilere göre namazın edepleri şunlardır (bk. Buhari, Salat, 9; Ebû Davud, 106,107).

 

1) Erkeklerin iki avuçlarını iftitah tekbiri alırken yenlerinin içinden çıkarması menduptur. Bu durum da tevazua daha yakındır. Ancak soğuk gibi zaruret hali müstesnadır. Kadınlar ise kollarının açılmamsı için ellerini elbisenin altından kaldırırlar.

 

2) Namaz kılan kişinin ayakta iken secde edeceği yere, rükuda iken ayaklarının üst kısmına, secdede burnunun iki kanadına otururken kucağına selam verirken omuzlarına bakması menduptur. Bunu yaparken hûşu içinde ve ihsan derecesinde namaz kılma gayreti olmalıdır. Rasûlullah (s.a.v.) ihsanı şöyle tarif etmiştir: "Allah'a, sanki O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyorsan da o seni görmektedir. (bk. Ebû Davud, Sünnet 16).

 

3) Esnerken ağzı açmamaya çalışmak menduptur. Buna güç yetmezse, elin arkası veya yeni ile ağzı kapamak gerekir.

 

4) Gücü yettiği ölçüde öksürüğü gidermek menduptur.

 

5) Kamet alınırken, müezzin "Hayye ale'l-Felah" deyince, imam ve cemaatin ayağa kalkması menduptur. İmam mihraba yakın bulunmazsa, her saf, imam aralarından geçeceği sırada ayağa kalkar.

 

6) "Kad kâmeti's salâh (Namaz başladı)" denildiği zaman İmam, namaza başlar. İmam bu hareketi ile müezzini doğrulamış olur. Bununla birlikte kâmet bittikten sonra namaza başlanmasında da bir sakınca bulunmaz. Hatta, Ebû Yusuf ile, hanefiler dışındaki üç mezhebe göre uygun olan da budur.

 

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN

Yorum (5) Yorum yaz!

GÜZEL SÖZLER

güzel sözler

 

Neler yedi bu diş, ne altın oldu ne gümüş.
 

Gençler ihtiyarların aptal olduklarını sanırlar. Ama ihtiyarlar gençlerin aptal olduklarını bilirler...
 

Şanssızlığa katlanabiliriz , çünkü dışarıdan gelir ve tümüyle rastlantısaldır. Oysa yaşamda bizi asıl yaralayan , yaptığımız hatalara hayıflanmaktır. Oscar Wilde
 

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. Alphonse Karr
 

Dünya bir kayık olsa idi dualar küreklerimiz olurdu kutlu limana ulaşabilmek için...
 

İnsanlar her zaman kahraman olamazlar ama her zaman insan olabilirler...

samimi olmayı vaat edebilirim ama; tarafsız olmayı asla.

Hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalış.

Yorum (8) Yorum yaz!

namaz


Namaz

Namaz, sancıma ilâç, yanık yerime merhem;
Onsuz, ebedi hayat benim olsa istemem!


1978

Yorum (4) Yorum yaz!

GÜZEL SÖZLER

En güzel öğüt örnek olmaktır.
Malcolm x
Vaaz vereceksiniz, lekesiz olmalıdır.
Jaques Rogge
En cömertçe bağışlanan şey nasihattir.
La Rochefoucauld
Öğüt vermek kolay, örnek olmak zordur.
La Rochefoucauld
En kötü insan, bazen en iy nasihatı veebilir.
P.J.Balley

   GÜZEL SÖZLER

 

 

 

Verdiği öğütü biraz tutan, bunu başkalrına da dinletebilir.
Feridüddin-i Attar
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
Ziya Paşa
Dostlarının, yerinde nasihatlarına kulak asmayanlar düşmanlarını memnun ederler.

Yorum (4) Yorum yaz!